Karadeniz yaylalarında sonbahar: Sis, çay kokusu ve renk değiştiren ormanlar
Yaz kalabalığının çekildiği Karadeniz yaylaları, ekim ve kasımda sisli sabahları, kızıla dönen ormanları ve sakin köy yollarıyla bambaşka bir yolculuk vadediyor.
Karadeniz denince akla çoğunlukla yaz ayları gelir; oysa bölgenin yaylaları asıl büyüsünü sonbaharda gösterir. Eylülün sonundan itibaren yaz kalabalığı çekilir, vadilere sabahları yoğun bir sis çöker ve kayın, kızılağaç ormanları sarıdan kızıla uzanan renklere bürünür.
Trabzon'un Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl, bu mevsimde rotanın en kolay ulaşılan duraklarından biri. Gölün çevresindeki yürüyüş yolu, sabah erken saatlerde sisin dağ yamaçlarından yavaşça çekilişini izlemek için ideal. Yaz aylarına göre çok daha sakin olan kasabada pansiyonların fiyatları da belirgin biçimde düşüyor.
Yayladan yaylaya bir rota
Uzungöl'den sonra yolculuğa daha yükseklerde devam etmek isteyenler için Rize ve Artvin'in yaylaları geniş seçenek sunuyor. Ancak mevsim ilerledikçe bazı yayla yollarının yağış nedeniyle zorlaştığını unutmamak gerekiyor. Yerel rehber Murat Keskin, yolculuğa çıkmadan önce mutlaka güncel yol durumunu sormayı öneriyor.
Sonbaharda yayla, kendi hâline kalmış bir yayla demek. Ahşap evlerin bacasından duman tüter, çobanlar sürüyü aşağı indirmeye hazırlanır. Bu sakinliği yazın bulamazsınız.
Bölgeye sonbaharda gidecekler için birkaç pratik öneri:
Hava gün içinde hızla değişebilir; katmanlı giyinin ve su geçirmez bir mont bulundurun.
Yayla yollarında dört çeker araç ya da yerel taşımacılık tercih edin.
Pek çok yayla evi ekim sonunda kapanıyor; konaklamayı önceden teyit edin.
Sisli havalarda yürüyüş rotalarından ayrılmayın.
Sonbahar aynı zamanda bölge mutfağını tatmak için de iyi bir zaman. Kuymak, mısır ekmeği, karalahana çorbası ve taze tereyağı, serin akşamların vazgeçilmezi. Hasadı yeni biten çay da köylerdeki küçük çay bahçelerinde ikram ediliyor.
Fotoğraf meraklıları için de sonbahar, yılın en verimli dönemi. Sabahları vadileri dolduran sis, öğleye doğru dağılırken ormanların renkleri en canlı hâline kavuşuyor. Deneyimli fotoğrafçılar, gün doğumundan hemen sonra yüksek bir noktaya çıkıp bulutların vadiden yükselişini beklemeyi öneriyor. Yağmurdan hemen sonraki saatler de berrak hava ve parlayan yapraklarla etkileyici kareler sunuyor.
Bölgede konaklama seçenekleri de çeşitlenmiş durumda. Ahşap yayla evlerinden aile işletmesi pansiyonlara, köy içindeki küçük butik otellere kadar farklı bütçelere uygun seçenekler bulunuyor. Pek çok işletme, sonbahar aylarında kahvaltı ve akşam yemeğini içeren uygun fiyatlı paketler sunuyor. Ev sahipleri, misafirlerine çoğu zaman bahçelerinden topladıkları ürünlerle hazırlanmış yemekler ikram ediyor.
Yolculuğu kasım ortasına kadar planlamak en sağlıklısı. Bu tarihten sonra yükseklerde kar başlayabiliyor ve bazı yayla yolları bahara kadar ulaşıma kapanabiliyor. Kasımın ilk haftaları ise kalabalıktan tamamen uzak, sessiz bir yolculuk arayanlar için en iyi zaman olarak öne çıkıyor; ancak bu dönemde yanınıza mutlaka kalın giysiler almanız gerekiyor.
Yorumlar(0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.